Article

Esra’nın Almanya Günlüğü

Almanya’daki değişim yılının yarısından fazlasını tamamlayan öğrencilerimizden Esra, heyecan dolu değişim macerasını ve değişim yılının kendisine kazandırdıklarını bizlerle paylaşıyor! 

     Merhabalar ben Esra,

  YFU 16/17 Almanya değişim öğrencisiyim. Bugün itibariyle ülkeme dönmeme doksanbeş günüm var; yani yaklaşık ikiyüzbeş günü arkamda bıraktım. Rakam olarak çok dursa da çok hızlı geçen günler oldu. Değişim yılımın üçte ikisi bitmiş oldu ve ben de sizinle bu günlerde edindiğim tecrübeleri paylaşmak istedim.

17580099_10158505287090442_1729637950_n

   Öncelikle değişim yılımın en başlarında gerçekten bu yılın bitmeyeceğine inanıyordum. Üçyüz koca gün nasıl geçerdi ki? Geçiyormuş, hem de çok hızlı bir şekilde… Oysa ki ben ilk günümü daha dün gibi hatırlıyorum. O heyecanımı, tecrübesizliğimi, içimdeki hem gitmek için can atan hem de ailesinden kopamayan kızın korkularını, hayallerini ve tabii ki taşımakta zorlandığım eşek ölüsü olan sevgili valizimi…

  Geçen yıl tam bu zamanlarda YFU değişim öğrencisi olmaya hak kazandım. İçimde deli gibi bir heyecan, mutluluk ve sabırsızlık vardı, çünkü yeni bir kültürün parçası olacak ve çok farklı bir seneye adım atacaktım. O günler zaman geçmek bilmese de zaman gerçekten çok hızlı ilerliyor. Şu an Doğu Almanya tarafında yemyeşil şirin, küçük bir köydeyim. İzmir’in nüfusunun yüzde onu kadar bile değildir sanırım ve İzmir gibi bir şehirden sonra bir köye alışmak geçekten çok zor olmuştu. Hayatım boyunca hep şehirde yaşadığım için sudan çıkmış balık gibiydim. Ev sahibi ailemin bahçeli iki katlı bir evi var ve bahçemizde beslediğimiz tavşanlarımız ve tavuklarımız var. Hayatımda ilk defa kümese girip tavukları besledim, sabahları sıcak yumurtaları aldım, evdeki hiçbir meyve sebze kabuğunun çöp değil aksine çoğu hayvana yemek olabileceğini gördüm.

hostf

  En küçüğü dört ve en büyüğü oniki yaşlarında olmak üzere ev sahibi ailemde dört tane kardeşim var. Normalde benim yirmibeş yaşında bir ablam var fakat hep farklı şehirlerde okuduğu için tek çocuk gibi büyümüştüm ve bir anda dört kardeş sahibi olup ablalığın ne demek olduğunu ve bir çocukla hatta birden fazla çocukla nasıl yaşanılacağını öğrenmiş oldum. Ayrıca küçükken ablama yaptıklarım konusunda da empati sahibi olmuş oldum 😂

  YFU ve değişimin bize kattığı en harika şey hiç bir kan bağı olmadan, aynı ırka ve dine ait olmadan hatta aynı dili bile konuşmadan aile olunabileceğini bana göstermiş olması. Bunu bizzat deneyimleme fırsatına sahip oldum. Hayatımda ilk kez annem ve babam dışındaki insanlara anne baba dedim ve o dört çocuklu ailenin beşinci çocuğu oldum. Çok farklı tecrübeler edindim; mesela kayak ve buz pateni yapmayı burada öğrendim.

  Açıkçası bir İzmirli olarak kar görmek beni çok mutlu etti. İnsanlar burada kar gördükleri zaman üzülürken ben havalara uçmuştum. Hoş, bir hafta sonra neden üzüldüklerini anlamıştım.

17577831_10158505286685442_880447763_n

  17555261_10158505286175442_248952843_n

Yılbaşı zamanı gerçekten çok özel ve farklıydı. Benim bulunduğum Erzgebirge bölgesine ait çok özel yılbaşı lambaları var ve  her evin her penceresi o soğuk karlı akşamlarda o ışıklarla ışıldıyordu. İlk defa bu yıl “Weihnachten” yani Noel’i yaşadım ve ilk defa Noel Baba’dan hediye aldım. Upuzun ve sıcacık bir aile sofrası kurduk ve genelde ekmek yesek de o akşam çok özel yemekler vardı.


17580015_10158505287105442_2112995892_n

 

 

 

 

Geriye dönüp baktığımda harika anılar var. Yepyeni bir ailenin parçası olmak insana güzel şeyler katıyor, tabii sorumluluklar da. Mesela yarıyıl tatilinde ailemle Almanya’nın Rügen adasına gittik. Sahili, denizi görmek bana evimi, yuvamı, İzmir’i hatırlattı. Ama yine de çok harika bir tatildi ve çok farklı yerler görmüş oldum.

17555298_10158505287095442_274521451_n

  Tabii ki de değişim yılının güzel günleri gibi zor ve problemli günleri de var. Mesela ben köyde yaşadığım için eğer bir otobüsü kaçırırsam bir saat beklemek zorundayım. Aynı zamanda Pazar günleri burada her yer kapalı. Buna alışmam gerçekten çok uzun sürdü. Daha sonra burada yepyeni bir sınıfa gidiyorsunuz ve farklı olan tek şey sizsiniz. Herkes etrafınızda çok farklı bir dil konuşuyor ve siz de sadece dinliyorsunuz. Bazen bir sohbetin parçası bazen de ortamdaki saksı oluyorsunuz. Başta bu durum çok sinir bozsa da zamanla alışıyor insan. Gerek dil faktöründen gerek kültür bazen insanlar ile iletişim problemleri olabiliyor. Ama değişim yılı size problemsiz yaşamayı değil, problemleri çözmeyi; çözemediklerinizin de üzerinden atlayıp arkada bırakmayı öğretiyor. Hani bir söz vardır “KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE DURMAK!” işte değişim bu! Belki bu sözü hayatım boyunca hep duydum ama bu söz, bu kelimeler bu yıl anlam kazandılar benim için. Hayatım boyunca hiç annemlerden ayrılmamıştım ve bir problem yaşadığımda ailemin bana hemen yardım edeceğini biliyordum. Şimdi bu durum tamamen farklı. Artık bir problemim olduğunda eskisi gibi hemen annemler yanımda olmayacaklar ve bu durumun farkında olmak beni daha dikkatli, sorumluluk sahibi ve daha az unutkan yaptı. Mesela Türkiye’de tek başıma hiçbir şehre gitmemişken burada bambaşka bir ülkede, farklı bir dilde dört farklı şehre tek başıma gittim. Ve gerçekten bu inanılmaz gurur verici bir şey.

17577694_10158505287085442_779596323_n

17577910_10158505287290442_1144837185_nYFU’nun en çok sevdiğim şeyi sanırım düzenlediği seminerlerdi. Çünkü dünyanın her yerinden gelen farklı renklere ve dillere sahip insanlarla koca bir hafta geçirip iyi arkadaşlıklar kurup eğlenebiliyorduk. Ve orada herkes değişim öğrencisi olduğu için birbirini anlıyor ve dışlanma ya da ırkçılık gibi durumlar olmuyordu. Bu insanlarla en fazla beş gün geçirebiliyorduk fakat buna rağmen her oryantasyon vedasında ayrıldığımız için gözlerimizden yaş gelebiliyordu. Mesela ben Mittel (yarıyıl) seminerinde YFU sayesinde Berlin‘de yabancı arkadaşlarım ile Berlin Filarmoni Orkestrası‘na gittim. Ve hayatımdan hiç çıkarmak istemeyeceğim arkadaşlarımın çoğu YFU sayesinde hayatıma girdiler.14222341_10153647203925194_4752884231531339718_n

 

 

Bana bu fırsatı veren YFU’ya ve bana hep destek olan aileme teşekkür ederim.

No comments yet.

Leave a Reply