Article

‘Şu anda her şey çok güzel’

YFU Türkiye ile İsviçre’ye giden Çağan, yeni ülkesi ve okulundaki ilk günlerini anlatıyor…

İlk günler, öncelikle ilk geldiğim gün biraz gergindim havaalanında, çünkü ailemin nasıl bir aile olduğunu bilmiyordum. İyi anlaşabilecek miyiz ya da anlaşamazsak ben aile mi değiştirmek zorunda kalacağım, tekrar yeni baştan alışma süreci mi olacak diye bazı korkularım vardı. Bütün bunlara rağmen havaalanında beni gayet iyi ve içten karşıladılar. Tabii bu beni mutlu etti ve biraz da rahatlattı. Sohbet ettik ben onlara kendimi anlattım, onlar bana kendilerinden bahsettiler eve giderken.

Eve geldiğimizde, evet, ben biraz rahatlamıştım ama hala gerginliğim ve bazı korkularım vardı. İlk hafta aile ile alışmakla geçti ve ailenin diğer üyeleriyle tanıştım. Tabii etrafımdaki herkes hiç bilmediğim bir dili konuşuyor ben bilmediğim için aralarına giremiyorum. İlk haftam böyle geçti ve ikinci hafta biraz sıkıldım çünkü yapacak bir şey yoktu (o zamanlar öyle düşünüyordum), doğru düzgün kimseyle konuşamıyor görüşemiyordum. Ne bir şeyler yapabilecek bir arkadaşım vardı, ne de beni anlayabilecek birisi. İkinci, üçüncü haftalar gerçekten Türkiye’ye dönmek istedim.

Sonrasında YFU’nun oryantasyonda açıkladığı alışma süreci, inişli çıkışlı dönemler aklıma geldi ve zor da olsa o haftaları geçirdim. Sonrasında Almanca kursumdaki değişim öğrencileri ile anlaşmaya, bir şeyler yapmaya başladık. Bu sırada aile ile iyice yakınlaştım ve o başta hissettiğim korku, sıkıntı hepsi kayboldu. İlerleyen zamanlar da dil konusunda da gelişme gösterdim, konuşulanların, hepsini olmasa da, anlayabiliyordum ve ben de biraz konuşabiliyordum.

Almanca’ya alışırken

Şimdi bütün değişim öğrencileriyle tanıştım ve hafta sonları aktiviteler yapıyoruz, aile ile aram çok iyi. Daha yeni onlarla birlikte tatilden döndüm. Okuluma henüz iki hafta gittiğim için herkesle çok iyi değilim ama bana sınıfımın yaklaşımı da çok güzel oldu açıkçası. İki hafta görüşmemize rağmen bana bazen hafta sonları dışarı çıktıklarını ve benim de gelmemi istediklerini söylediler.  Biraz zamana ihtiyacım var tabii onlarla ama iyi anlaşacağımızı düşünüyorum.

Almanca konusu da, ailem artık benimle sadece Almanca konuşuyor ve anlayabiliyorum. Ben de elimden geldiği kadar konuşmaya çalışıyorum. Zaten yanlış yaptığım zaman bana doğrusunu da öğretiyorlar. Gerçekten bu konuda yaklaşımları çok iyi. Okulumda arkadaşlarım benimle Almanca konuşup, açıklama yapıyorlar. Onlar da yardımcı oluyor, çünkü şu an tek sorunumun dil olduğunu biliyorlar.

Şu anda her şey çok güzel. İleriki dönemlerde Almanca’yı çözdüğüm zaman her şey çok daha güzel olacak ve biliyorum ileriki zamanlarda inişli çıkışlı dönemler yaşayabilirim ama buna hazırlıklıyım. Dediğim gibi tek sorunum dil, onu da hallediyorum ama biraz daha zamana ihtiyacım var. Sonrasında da değişim yılımı, belki de hayatımın en iyi yılı olacak dönemi çok mutlu bir şekilde tamamlayıp ülkeme dönmeyi düşünüyorum.

No comments yet.

Leave a Reply