Article

Banu’nun Avrupa Gönüllü Hizmeti deneyimi: Potsdam’dan sevgilerle…

Avrupa Gönüllü Hizmeti projesiyle yaklaşık 9 ay önce Almanya’ya giden Genç Gelişim Derneği gönüllülerimizden Banu Erkan, Almanya’daki gönüllü hizmeti deneyimini bizlerle paylaşıyor.

Avrupa Gönüllü Hizmeti‘ni ilk olarak daha önce Almanya’da gönüllü hizmetinde bulunmuş iki arkadaşımdan öğrendim. Her ikisi de projelerini iyi bir şekilde tamamlamış, Almancalarını çok iyi bir düzeye getirmiş ve Avrupa Gönüllü Hizmeti’ni şiddetle tavsiye ediyordu. “Hiçbir masrafta bulunmadan bir sene boyunca bulunacağın farklı bir ülkede bir iş deneyimi, yeni bir kültür, yeni bir dil…”, kim böyle bir fırsatı kaçırmak ister ki! Nitekim de tavsiyelerine uyup böyle bir projede yer aldığım için çok mutluyum. Gönderici kuruluşum Genç Gelişim Derneği‘nin de katkılarıyla Almanya’nın Potsdam kentinde Mart ayında başladığım Avrupa Gönüllü Hizmeti projeme devam etmekteyim.

Bu projede benim görevim, spor ve sağlık odaklı eğitimi ilke edinmiş bir anaokulunda eğitmenleri günlük aktivitelerde desteklemek; çocukların daha fazla fiziksel aktivitelerde bulunmalarına yardımcı olmak. Bunun yanında ev sahibi kuruluşum dünya çapında öğrenci değişimleri yapan büyük bir spor organizasyonu. Dolayısıyla organizasyonun düzenlediği spor etkinliklerinde aktif olarak yer almak ve kendi kültürüme ait dansları diğer gönüllülere ve eğitmenlere öğretmek de görevlerimden bazıları.

Yaşadığım şehir bir üniversite şehri. Aynı zamanda da tarih dolu bir şehir. Bu şehrin harika parklarında farklı ülkelerden gelen gönüllülerle birlikte bisiklet turları düzenlemek, buradaki üniversitesinin kültürel partilerine katılmak ve Türk geceleri düzenleyip kendi kültürümün yemeklerini yapıp başka kültürlerin yemeklerini de tatmak büyük bir zevk. Projemde benim için en verimli ve en eğlenceli geçen bölümün de 10 günlük On-Arrival semineri ve 5 günlük Mid-Term semineri olduğunu söyleyebilirim. Öğrenirken aynı zamanda bu kadar eğleneceğimi tahmin edemezdim. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen 25 gönüllü ile aynı evi paylaşıp, yeni kültürler, yeni danslar, yeni yemekler öğrenmek paha biçilemez bir deneyim. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek, öğrenmek… Ne güzel ki burada öğrenmenin sonu yok!

Projemi tamamladığımda üzüleceğim gibi geliyor; biliyorum ki buradaki arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarımdan, tatlı minik öğrencilerimden, bu şehirden ayrılmak zor olacak; ama şu da var ki buradan güzel anılarla birlikte, iki yabancı dili iyi bir seviyeye getirmiş, kendini ve insanları daha iyi tanıyan yepyeni bir insan olarak geri döneceğim.

Potsdam’dan sevgilerle…”

No comments yet.

Leave a Reply