Article

Almanya’dan Frederike ile Tanışın!

Frederike, Almanya’dan gelerek Türkiye’de değişim senesini geçiren bir öğrenci. Frederike ile yaptığımız söyleşide kendi gözünden Türkiye’de değişim öğrencisi olmanın nasıl bir şey olduğunu sorduk. 

 

***Türkiye’deki değişim yılının en sevdiğin kısmı neydi?

Birçok yeni insanla tanışıp arkadaş edinmek ve Türkçe’yi günden güne daha iyi öğrendiğimi görmekti. Bunun yanı sıra büyük şehirde yaşamanın getirdiği fırsatları görmeye bayıldım çünkü Almanya’da kırsal bir kesimde yaşıyorum.

frederike

 

*** İnsanlar neden Türkiye’ye gelmeli?

Türkiye ve Türkiye’nin kültürü çok güzel ve burada bir çok yeni insanla tanışıyorsunuz. Bazı zamanlar zorlu bir ülke olsa da zorlukların üstesinden geldikçe harika hissettim. Burada tanıştığınız insanlar sonsuza dek bir parçanız olup; büyümenize ve düşünmenize neden oluyor. Farklı; batıdaki dünya gibi görünmeyen ama tam olarak muhafazakar olarak da düşünülemeyecek bir yer. Bu kültürel karışımı başka bir yerde bulmanın mümkün olacağını düşünmüyorum.

 

frederike1

*** Türkiye’de geçirdiğin değişim yılı sana ne kazandırdı?

Bir birey olarak çok olgunlaştım ve on ay boyunca İstanbul’da yaşama şansına sahip oldum. Yeni bir dil öğrendim ve dünyanın dört bir tarafından insanlarla tanıştım. Artık her kıtadan arkadaşlarım var. Bazı dilleri temel olarak öğrendim ve bir çok deneyim kazandım. Buraya, YFU oryantasyonu ve bilgilendirmeleriyle hazırlanmadan ve bir ev sahibi aile yanında yaşamadan kendi başıma gelseydim bunların mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Ev sahibi aileme bana evlerini ve kalplerini açtıkları için müteşekkirim. Beni gerçekten şanslı ve minnettar hissettirdiler.

 

 

 

 

Leave a Comment
Article

Voluntaria 2016 16-21 Ağustos tarihlerinde Gönüllülerimiz Selen, Dünya ve Selin’in Katılımlarıyla Gerçekleşti!

14102022_322039571478453_675787223_n

16-21 Ağustos tarihleri arasında YFU Türkiye‘nin de katılımıyla, global YFU ailesinin uzun bir süredir beklediği “Voluntaria

Çek Cumhuriyeti’nde gerçekleşti!

 

YFU İsveç, Estonya ve Hollanda’dan 4 takım arkadaşıyla beraber, dünyanın pek çok farklı köşesinden 70’e yakın YFU gönüllüsünün katılımıyla YFU tarihinde ilk kez gerçekleşen bu etkinliği organize edenlerden olan gönüllümüz Selen‘in gözünden Voluntaria‘yı sizlere aktarmak istedik.

 

14137917_636303903203408_1721672463_n14137793_636304009870064_1459780037_n

 

 

 

 

 

 

 

Voluntaria, diğer bir çok uluslararası YFU etkinliğinin aksine yalnızca gönüllülerin bir araya gelerek ‘Neyi nerede daha iyi yapabiliriz? Kültürlerarası anlayışı geliştirmek olan misyonumuzu nasıl daha etkili bir biçimde yerine getirir, dünyanın bugün karşı karşıya bulunduğu sorunların çözümüne nasıl daha iyi katkıda bulunabiliriz?’ gibi sorulara yanıt aradığı ilk YFU etkinliğiydi.

Beş gün süren programda, yukarıda bahsettiğim (21st Century Intercultural Challenges olarak adlandırdığımız) temaya ilişkin atölye çalışmalarının yani YFU‘nun global yapılanması, farklı yerel YFU örgütlerinde gönüllü yönetimi, motivasyon gibi doğrudan YFU ile ilişkili olan eğitimlere de yer verildi. Bu sayede, Fransa’dan Uruguay’a, farklı YFU kuruluşlarında uygulanan sistemleri, benzerlikleri, farklılıkları, geliştirilebilecek noktaları tartıştık.

 

14138473_636303906536741_2092429711_n

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Atölye çalışmalarının yanında program boyunca her gün “Open Space” olarak adlandırdığımız, hiçbir sınırlama olmadan, YFU bünyesinde geliştirebileceğimiz proje fikirlerimizi tartıştığımız, benim için Voluntaria‘nın yapı taşı olan oturumlara da yer verdik. En son gün herkese sunulan bu projeler, gönüllüler olarak gerçekten neler yapabileceğimizin harika bir göstergesiydi.
Örneğin, programın ilk gününde YFU Türkiye ailesinden Cihan‘ın vermiş olduğu, toplumda herkesin eşit fırsatlara sahip olmadığını ve bunu bizlerin değiştirebileceğini bizlere hatırlatan “Social Inclusion” atölye calışmasından ilham alan bir takım gönüllü, Open Space boyunca yazmış oldukları, engelli gençlerin gençlik değişimlerinden daha fazla yararlanabilmelerini hedefleyen projelerini sundular. Bunun yanı sıra YFU Almanya’da hali hazırda uygulanan, Avrupa`da yaşayan mülteci gençlerin bulundukları topluma daha kolay adapte olmalarına yardımcı olmayı hedefleyen bir projeyi dinledik.

 

14138489_322039544811789_1522662659_n

Programda ayrıca, YFU‘da kültürlerarası farklılıklar hakkında farkındalık yaratmayı hedefleyen, dünyanın her köşesinde gönüllüler tarafından yıllardır uygulanan projesi Colored Glasses eğitimine de yer verdik. Böylece hep beraber CG eğitiminin değişen konseptini öğrendik ve kendi ülkemizde uygulama yetkinliği kazandık.

 

Öte yandan gün boyunca diğer gönüllüleri daha yakından tanıma fırsatı bulduğumuz, YFU Litvanya, Estonya ve Finlandiya`dan üç gönüllümüzün salsa, tiyatro ve HIIT olmak üzere çeşitli “workshop”larına katıldık. Akşamları düzenlediğimiz pubquiz, karaoke gibi aktivitelerle beraber bence YFU‘ya dair çok şey öğrenmiş olmanın yanında hepimiz keyifli vakit geçirdik ve kocaman bir ailenin parçası olduğumuzu hatırladık.

Kısacası Voluntaria, aldığımız geri dönüşlerden de aktarabileceğim kadarıyla gerçekten YFU‘ya yakışan, dopdolu bir etkinlikti. Buraya sığdıramadığım, misafir konuşmacılardan Forum Tiyatrosuna Voluntaria`ya dair her şeyi merak edenleri bu linke davet ediyorum. Bu sene orada YFU Türkiye’yi temsil eden İstanbul ve İzmirli gönüllülerimiz Dünya ve Selin ile beraber biz Voluntaria 2017`de yerimizi ayırttık. Seneye gerçeklecek olan Voluntaria`nın daha büyük bir YFU Türkiye ekibini ağırlaması dileğiyle, herkese sevgiler!!!

14137761_10154012659003155_1686581085_n

Leave a Comment
Article

Fatma’nın Almanya Günlüğü

Gönüllülerimizden Fatma Çimen Almanya’da geçirdiği heyecan dolu değişim yılı macerasını ve değişim yılının kendisine kazandırdıklarını bizlerle paylaşıyor!

 

Şimdi dönüp baktığımda fark edebiliyorum ki değişime gitmeye karar vermekle hayatımın erken yıllarında bir dönüm noktası yaratmışım. Hayatımın en dolu senesini geçirdim. Yeni bir ülke, yeni bir ev, yeni bir dil, yeni bir kültür, yeni alışkanlıklar, yeni insanlar… Her başlangıçta olduğu gibi bu yıl beni çok heyecanlandırıyor ve ne yalan söyleyeyim ailemden, evden, arkadaşlarımdan bir yıl uzakta olmak birazcık da korkutuyordu. Ama değişime gitmek benim en büyük hayalimdi ve bunun için çok uğraştım. Artık olmayacağını düşündüğüm bir zamanda YFU ile tanıştım. YFU bir aileydi ve samimi ortamı beni gerçekten bu aileden hissettiriyordu. Bu aidiyet duygusu korkularımın ve endişelerimin azalmasında bana çok yardımcı oluyordu. Tüm bu heyecan ve kafa karışıklığıyla başladım değişim yılıma. Henüz uçaktan yeni indiğimde bile değişikliği fark edebiliyordum. Mesela ağustosta olamamıza rağmen hava soğuktu. Bir haftalık oryantasyonun bir an önce bitmesini ve artık ailemle tanışmayı o kadar çok istiyordum ki. Nihayet ailemin yanına gitmek için kocaman bavulum, heyecanım ve yarım yamalak Almancamla trene bindim. İner inmez beni bekleyen insanların olduğunu görmek ve onlara sarılmak korkularımın büyük bir kısmını alıp götürdü. Düşünsenize daha birbirimizi hiç tanımıyoruz, uzak bir ülkeden geldim ve bu sımsıcak sarılma beni koşulsuz sevip evlerini, hayatlarını ve sevgilerini paylaşacaklarının göstergesiydi. Bu gerçekten tarif edilemeyecek güzellikte bir duygu. Daha o an ikinci bir ailemin olduğunu hissedebiliyordum. Dünyanın başka bir yerinde, farklı bir kültüre sahip bir aileye sahip olmak çok özel hissettiriyor. Bu iyi ki değişim öğrencisi oldum diyebilmek için çok güzel bir sebep.

[İlk kültür şokumu Ağustosta bir adada bot giymemden çıkarabilirsiniz.]

13957496_502948739895296_1930056155_n

 altAk6ED7_2HkxNPlNyh3ZNX9sDU8o2fLZmVOq-DJWEZA5S
                                                                                                                                                                                                                                                      [Kayak tatili en keyif aldığım zamanlardan biriydi.]

 

 

Yeni hayatıma alışmak başlarda biraz zor ama bir o kadar da eğlenceliydi. Sokağımıza ilk girdiğimde her şey o kadar birbirine benziyordu ki evi yalnızken bulup bulamayacağım konusunda kendimden pek emin değildim. Başlarda kolay bir şekilde bulamamış da olabilirim: ) Yepyeni bir dilin konuşuluyor olması da ilk zamanlarda biraz zor geliyordu. Söylenenlerin bir çoğunu anlayamıyordum ve ailem bana bıkmadan usanmadan açıklardı. Zamanla nasıl oldu da o dili öğrenmeye başladım ben de anlayamadım. Her şey o kadar hızlı oluyordu ki değişimi fark edemiyordum bile. Ne ara masada konuşulanların hepsini anlamaya başladım ne ara bu kadar ailedenmiş gibi hissetmeye başladım bilemiyordum. Şimdi baktığımda bütün bunları net bir şekilde görebiliyorum.

20141220_192327

[Yaklaşık beş saat noel kurabiyesi yapınca beyaz ışığı görmeye başlıyorsunuz:]

 

 

Yeni bir kültürü öğrenmeye çalışmak ve o kültürün parçası olmak insana çok şey katıyor. Farklı kültürlerde yetişen insanların aynı durumlar ve olaylar karşısında verdiği tepkiler ve bakış açıları bambaşka bir dünya ve o dünyaya adım atabilmek çok heyecan verici bir deneyim. Bu dünyaya adım atabilmek büyük bir çaba ve cesaretin ürünüdür ve değişim öğrencilerini bu kadar özel yapan da budur bence. Noeli ya da Paskalyayı o kültürden insanlarla aynı duyguları paylaşarak kutlamak gerçekten keyif vericiydi.

IMG_3635                                                                                              [Noel’de tüm aile birlikteydik ve aileden olduğumu  en çok hissettiğim zamanlardan biriydi]

DSC_0342

DSC_0190

[Mid-term oryantasyonunda hem yeni ve çok  farklı bir şehir olan Münih’i gezme hem de diğer ülkelerden gelen değişim öğrencilerini tanıma fırsatım oldu.]

Değişim yılım süresince birçok yenilikle tanıştım ve sanırım en ilginci ve keyiflisi kendimle tanışmamdı. Tanıdığım herkesten, doğup büyüdüğüm yerden uzaktaydım ve bu kendimi dışardan görebilmem için büyük bir şanstı. Yeni bir ülkeye gelmiştim sonuçta , beni tanıyan kimse yoktu ve tamamen kendim oldum. Gerçek ben olarak tanıttım kendimi onlara. Hayatta yapmam dediğim şeyleri yaptım. Mesela değişimden önce hayatta şarkı söylemezdim ama şimdi sorsanız noel korosunda şarkı söylemekten gerçekten çok keyif aldım. Ve bu bana şimdi bir şeyleri denemem için çok büyük bir cesaret veriyor. Denemekle hiçbir şey kaybetmeyeceğimi aksine belki de çok şey kazandıracağını deneyerek öğrendim.

13937023_502929313230572_466706534_n
[Değişim yılı daha başlamadan bile bana çok şey kazandırdı: çok zor bulunabilecek ve çok kıymetli bir dostluk.. aynı duguları paylaştığım ve birbirimizi çok iyi anladığımız canım arkadaşım Melisa.]

Değişim öğrencisi olduğum için o kadar mutluyum ki. Hayatımın en güzel senesi, kendimi tanıdığım sene, en büyük hayalim… Bunu gerçekleştirmemdeki en büyük paya sahip olan YFU ailesine ne kadar teşekkür etsem azdır. Hepinize minnettarım, iyi ki varsınız.

                                                                                                                       Fatma Çimen 

 

 

 

Leave a Comment
Article

”Merhaba” Günlükleri: Sudehan

Merhaba! Ben Sudehan.

sudehan1

Bundan bir hafta öncesine kadar “Merhaba Deutschland – Hallo Türkiye” programıyla Almanya’da değişim öğrencisi olarak bulunuyordum. Şimdide sizlerle değişimimin ilk gününe gidiyorum. İlk defa uçağa binecek ve ilk defa yurtdışına çıkacaktım. Bilmediğim coğrafyaların üzerinden uçarak Bremen’ e gelmiştim. Caddeleriyle, sokaklarıyla, binalarıyla, havasıyla bile bir başka ve farklı olan bir yerdeydim. Gözlerimi dört açıp, o havayı içime çekerek her yeri keşfetmek istiyordum. YFU’ nun bana kattığı en güzel duygulardan birisini işte o an hissetmiştim; merak. Çevreme, insanlara, konuşulan dile inanılmaz derecede merakım artmıştı. Merak duygumla keşfettiğim yabancı bir yer bana yabancı gelmiyordu artık. Burası benim hayallerimin alanı, burada kendimi geliştirmem için, yeni bir kültürü ve dili tanımam için pek çok fırsat var diyerek hayal bahçemde sınırsız oyunlar oynamaya başladım. Bu sırada yeni insanlarla samimi dostluklar kurdum.

sudehan2

Bir fotoğraf karesine koskocaman gülücükler sığdırdık YFU sayesinde.
Gönüllü annem benim almaya geldiğinde yeni bir ailem olmaya başladığının farkına varıyordum. Yeni bir evde ve yeni bir aileyle birlikte kalmaya başlamıştım. Her günümüz dolu dolu geçiyor ve akşam yemeklerindeki sohbetler apayrı şeyler katıyordu bana. Farklı dillere sahip olsak da anlaşmak için her türlü yolu deniyor ve çabalıyorduk. İşte o zaman gönüllü ailem benim için ikinci ailem olmuştu. Değişimin kazandırdığı bir diğer şey yeni bir aile idi. Alman kültürüne ait olan her şeyi yaşıyor ve tanıyordum. Gerek yeni ailem ve gerekse YFU ekibindeki arkadaşlarımla yaptığımız etkinlikler unutulmazdı.

sudehan3

Düşmekten korkmayıp yeni şeyler denemeyi YFU sayesinde tattım. Böylelikle değişim benim için daha kolay ve daha eğlenceli hale geldi.

sudehan4

Farklılıkların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan gökkuşağında bir renk olmak çok güzeldi.
Bu kadar anlamlı ve değerli anları yaşarken bize her zaman yardımcı olan grup liderlerimize teşekkür ediyorum. Şunu söylemeliyim ki her şeyden önemlisi YFU sayesinde yaptığımız etkinlikler bana derin manevi duygular kattı. Bu kadar çok anı bu kadar çok duyguyu sadece iki haftada yaşadığıma inanamamakla birlikte bir yıllık değişimi iki haftada yaşayarak anlamlı ve faydalı tecrübeler edindim. Hayatımda sahip olduğum ve baktığım pencerelere yenileri eklendi ve yeni bakış açılarına sahip oldum. Şimdi yapacağım ilk şey YFU Gönüllüsü olmak çünkü ben artık sadece bir değişim öğrencisi değil YFU ailesinden biriyim. Kısa sürede büyük şeyler yaşatan YFU’ ya sonsuz teşekkürler…

Leave a Comment
Article

”Merhaba” Günlükleri: Öznur

Merhaba yazılarımıza öğrencimiz Öznur’un kaleminden devam ediyoruz:

 

Öncelikle yazıma bu programda bize yardım eden herkese teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Neredeyse on altı yıllık hayatımın en güzel on beş tatilini bu proje ile geçirdim. Çok güzel arkadaşlıklar edindim, bana bir aile gibi oldu burada tanıştığım herkes.

Ilk gittiğimde biraz korkum vardı çünkü kendi ilimden tek başıma gelmiştim. Acaba anlaşabilir miyim sorusu kafamda dönüp duruyordu, ki herkes ile tanışana kadar.

Jugendherberge’da kaldığımız süre boyunca yirmi dört arkadaşıma ve dört YFU gönüllüsüne fazlasıyla alıştım. Kaldığımız şehir olan Bremen’i de kendi doğma büyüme şehrim gibi benimsedim. Tüm yolları hala aklımda.

IMG-20160131-WA0026

Ailelere gideceğimiz zaman gerçekten çok üzülmüştüm çünkü arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyordum. Daha sonra bu üzülmenin yersiz olduğunu farkettim çünkü ailem gerçekten bana kendi çocukları gibi davrandı. Aile içindeki ilişkilerimiz normal bir ebeveyn çocuk arasındaki gibiydi, ne yaparlarsa daima beni de dahil ettiler, her gün halimi hatrımı sordular kendimi biyolojik ailemin yanında nasıl hissediyorsam hemen hemen aynı şekilde hissettim.

IMG-20160205-WA0071

Okulda benden bir yaş büyük kız kardeşim ile beraber dersleri alıyorduk, anlamakta hem benden bir sene üst olduğu hem de Almanca konuşulduğu için çok zorluk çektim. Son günlerde yavaş yavaş derslerde hangi konunun döndüğünü anlamaya başlamıştım, arkadaşlarım bana daima çok iyi davrandılar neler yapmak isterim, Türkiye’de neler yaparım, ne tarz müzikler dinlerim gibi bana olan ilgilerini belli eden sorular sordular.

Bu proje bana sadece Alman kültürünü öğrenmemden çok daha fazlasını kattı. Sayamayacağım kadar dostluk, Bremen’de bir aile, bir sürü yeni arkadaşlar ve YFU ile ileride bir gün gönüllü olarak çalışma fırsatı.

IMG-20160202-WA0036

Leave a Comment
Article

”Merhaba” Günlükleri: Elvin

”Merhaba Deutschland – Hallo Türkiye” programının Almanya ayağı 24 Ocak – 6 Şubat 2016 tarihinde tamamlandı. Katılımcılarımızdan Elvin Tuncel’in ağzından tecrübelerini dinliyoruz:

Merhaba!

Adım Elvin. Çok değil 4 gün öncesine kadar YFU sayesinde Almanya’daydım. Geriye dönüp baktığımda orada sadece 2 hafta geçirdiğime inanamıyorum. Yaşadığım deneyimi ve kazandığım değerleri, arkadaşlıkları düşündüğüm zaman sürenin kısalığına şaşırıyorum. Benim katıldığım “Merhaba Deutschland – Hallo Türkiye” programı 1 yıllık uzun YFU programının mini versiyonu gibiydi. Gitmeden önce kafamda fazlasıyla endişe ve korku vardı. Anne ve babamdan hiç ayrı kalmamış ve daha önce yurtdışına çıkmamış biri olarak haklıydım da. Ama burası öyle bir ortam ki kendimi yalnız hissetmeme bile zaman kalmadı diyebilirim.

IMG-20160202-WA0055

Grubumdaki yaş ortalamasının 15 olmasından dolayı büyük bir sorumluluk gerekiyordu ve üstesinden çok iyi gelindiğini düşünüyorum. Bize sadece yeni kültürler, yeni insanlar göstermek dışında unutulmaz dostluklar da kazandırdı. Belki böyle bir grupla denk gelmem benim şansım, emin değilim ama grup liderlerimiz de dahil olmak üzere inanılmaz iyi anlaştık. Asla unutmayacağım zamanlar geçirdim. Özgüvenim arttı ve kendime yeni hedefler edindim. Bunların hepsi de küçücük iki haftanın ardından gelişti.

IMG-20160207-WA0027

Buraya seçilmeden önce kendi ülkemi değerlendirmek, eleştirmek için diğer ülkeleri görmem gerektiğini söylemiştim. Bunu artık yapabildiğim için mutluydum. Bundan sonraki planlarım listesinin ilk sırasında YFU Gönüllüsü olmak geliyor. Bunun bir parçası olan, bana bunu yaşatan herkese çok teşekkür ediyorum. Hayatıma değişik bir bakış açısı kattılar.

Leave a Comment
Article

Bir Değişim Öğrencisi Misafir Etmenin Harika Olduğunu Gösteren 10 Neden!

Değişim yılının en önemli öğelerinden biri de gönüllü evsahibi ailelerimiz.. Bir yıl boyunca hiç tanımadığınız bir ailenin üyesi olmaya çalışmak ya da bambaşka bir ülkeden gelen bir öğrenciye kucak açmak, değişim yılının en meşakkatli, ancak aynı zamanda en öğretici ve keyifli deneyimi…

Utku ile ABD’li yeni ailesi, bir aile olmayı en güzel şekilde başarıp; birlikte çok güzel bir değişim deneyimi yaşayan binlerce değişim öğrencisi ve evsahibi aileye sadece bir örnek… 2015/16 değişim yılı öğrencilerimizden Utku’nun evsahibi annesinin evsahibi aile olmanın harika yönlerine ilişkin yazdığı blog yazısını sizin için Türkçe’ye çevirdik. Keyifli okumalar diliyoruz.*

BİR DEĞİŞİM ÖĞRENCİSİ MİSAFİR ETMENİN HARİKA OLDUĞUNU GÖSTEREN 10 NEDEN

Bu yıl, ailecek tüm okul yılı boyunca evsahipliği yapmak üzere bir değişim öğrencisi kabul etmeye karar verdik. Daha önce de bunu yapmış ve harika bir deneyim yaşamıştık. 2012 yılında Almanya’dan 16 yaşında Charlotte isimli bir öğrenciye evsahipliği yapmıştık; o zaman oğlumuz 8 yaşındaydı. Bu sefer 16 yaşında Utku adında bir Türk öğrenciyi ağırlıyoruz ve oğlumuz şu an 11 yaşında. Hep beraber gülüyor, öğreniyor ve haftada bir kez Türk yemekleri pişiriyoruz.

Bu deneyimin neden bu kadar mükemmel olduğuna dair 10 sebep:

Bir: Onu yengeç yakalama sanatıyla tanıştırdık.                            

2-kayaking-560x420

 

 

 

 

 

 

 

İki: Kano sürmeyi öğrettik.

1-crab-boat

Üç: Pasifik Okyanusu’nun çok da soğuk olmadığına ikna ettik.

3-pacific-ocean-560x420

Dört: Traktöre tutunup sakın düşmemesini söyledik.

4-tractor-560x747

Beş: Armut toplamayı (ve dengede tutmayı) gösterdik.

5-pears-560x747

Altı: Kendi balkabağını seçmesine ve arabaya taşımasına izin verdik.

6-pumpkin-patch-560x747

Yedi: Cadılar Bayramı’nda çiftlik ritüelleriyle tanıştırdık.

7-pumpkin-kitsch-560x420

Sekiz: Onu Oregon’un en uzun şelalesine götürdük.

8-multnom-falls-560x747

Dokuz: Yürüyüşümüz üzerindeki tüm büyük ağaçları gösterdik.

9-big-trees-560x747

On: Etrafına yaydığı tüm ağabeylik duygularını çok sevdik.

10-brother-affection-560x747

 

*Yazının orjinaline aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:

http://www.lorimasondesign.com/10-reasons-why-hosting-an-exchange-student-is-fantastic/

Leave a Comment
Article

Kültür Noktaları – Culture Spots: Kısa Dönem Kültürel ve Yoğun Dil Pratiği Programı

Culture Spots

Önümüzdeki yaz tatilinizde 2-3 haftanızı, Almanca dil kursuna katılarak, çeşitli kültürel ve sosyal etkinlikler ve gezilerle, gönüllü bir Alman evsahibi aile yanında kalarak Nuremberg, Almanya’da geçirmek isterseniz, Kültür Noktaları – Culture Spots: Kısa Dönem Kültürel ve Yoğun Dil Pratiği Programı tam size göre!

9 – 23 Temmuz 2016 (isteğe göre 30 Temmuz’a uzatılabilir) tarihlerinde gerçekleşecek program, Nuremberg, Bavaria’da dil kursu ve öğleden sonra aktivitelerini, iki haftalık aile yanı konaklamasını ve isteğe bağlı olarak fazladan bir haftalık Almanya gezisini içeriyor. Program başlangıcı itibariyle 14,5 – 17 yaşları arasındaki öğrencilere açık.

Programın içeriği

YFU tarafından özenle seçilen gönüllü evsahibi aileler yanında 2 hafta konaklamanın (yemekler dahil) dahil olduğu programda, deneyimli ve yabancı dil olarak Almanca’nın öğretimi konusunda sertifikalı bir öğretmen tarafından 8 gün boyunca 32 saatlik sertifikalı dil kursu verilecektir (her ders saati 45 dk’dır).

Öğrencilerin Almanca dil seviyeleri bir ön dil sınavı ile belirlenecek olup, başlangıç kursu mevcuttur. (Başlangıç düzeyi ve ileri başlangıç düzeyi olmak üzere iki farklı kurs sunulmaktadır. Her kursta yaklaşık 8-10 öğrenci olacaktır. Katılımcıların kurstan en iyi şekilde faydalanmaları için Almanca düzeylerinin birbirlerine yakın olması çok önemlidir.) Katılımcılar kurs sonunda bir katılım sertifikası (dil sertifikası değil) alacaklardır.

Hafta içinde öğleden sonraları YFU tarafından gezip görme aktiviteleri ile eğitimsel geziler (müzeler, şehir turu, bölgedeki ilgili yerlere geziler vs.) gerçekleştirilecektir. Akşamları ve hafta sonları evsahibi ailelerle geçirilecektir.

Culture Spots

Genel Program Akışı

  • 9 Temmuz 2015 – Münih’e uçuş, Nuremberg’e otobüs (shuttle) ile ulaşım, evsahibi aileler tarafından karşılanma
  • 9 – 10 Temmuz – Evsahibi aile ile hafta sonu
  • 11 Temmuz – Varış Oryantasyonu
  • 12 – 21 Temmuz – Dil kursu (sabah), kültürel aktiviteler (öğleden sonra), evsahibi aile ile zaman geçirme (akşamlar ve hafta sonları)
  • 22 Temmuz – Geri dönüş oryantasyonu, evsahibi ailelerle veda partisi
  • 23 Temmuz – Almanya turu yoksa: Evsahibi ülkeye geri dönüş, Nuremberg’den Münih’e otobüs transferi, Münih’ten uçuş
  • 23 – 29 Temmuz – Almanya turu
  • 30 Temmuz – Almanya turundan sonra: Evsahibi ülkeye Münih’ten uçak ile dönüş

Program ücreti: 3650 Euro (2 haftalık program) – Gezi Programı: 1150 Euro

Program ücretine dahil olan masraflar

  • Vize desteği (gerekli davet mektupları ve destek yazılarının sağlanması, vize başvurusu konusunda bilgilendirme)
  • Sağlık, kaza ve sorumluluk sigortası
  • Özenle seçilmiş gönüllü YFU evsahibi aile yanına yerleştirme
  • Ankara, İstanbul veya İzmir’den Münih’e gidiş-dönüş seyahat masrafları
  • Seyahat işlemleri ve havaalanı desteği (Havaalanı karşılama ve yerel ulaşım desteği)
  • Almanya içinde evsahibi ailenin bulunduğu yere gidiş-dönüş yerel ulaşım masrafları
  • Ayrılış Öncesi Eğitim (1 günlük)
  • Aile destek programı ve oryantasyon (opsiyonel)
  • Almanya’da düzenlenecek olan Varış Sonrası Oryantasyonu (1 gün)
  • 2 haftalık Almanca dil kursu (toplam 32 saat) ve Katılım Belgesi
  • Program süresince yapılacak gezi ve kültürel etkinlikler
  • Program süresince YFU Almanya gönüllülerinin grup liderliği
  • Almanya’da düzenlenecek olan Geri Dönüş Oryantasyonu (1 gün)
  • Dönüş Sonrası Uyum Oryantasyonu ve Gönüllü Eğitimi (Türkiye’de programı tamamladıktan sonra 3 gün konaklamalı – eğitim yerine geliş-gidiş yol masrafları dahil değildir)
  • Program süresince YFU Ulusal kuruluşu ve gönüllüleri tarafından sağlanan destek
  • Evsahibi aile oryantasyon programı
  • YFU idari giderleri
  • Öğrenci danışmanlık hizmetleri
  • Ek profesyonel danışmanlık hizmeti (gerekiyorsa)
  • YFU 24 saat acil yardım hattı

Program ücretine dahil olmayan kalemler

  • Seyahat planı değişikliklerinden doğan cezalar
  • Ekstra bagaj ücretleri (Havayolu şirketinin kuralları çerçevesinde)
  • Vize başvuru ücreti ve ilgili masraflar
  • Pasaport ücreti
  • Yurtdışı çıkış harcı
  • Kişisel harcamalar-Cep Harçlığı (300 Euro civarında)
  • Türkiye’deki oryantasyonlara (Ayrılış Öncesi Eğitimine ve Dönüş Sonrası Uyum Oryantasyonuna) ulaşım masrafları

İsteğe bağlı gezi: Almanya Turu

Tüm gezi ayarlamaları YFU ve deneyimli seyahat ekibi tarafından gerçekleştirilecektir. Ulaşım (otobüs), konaklama, refakat edecek ekip ve giriş ücretleri ile kahvaltı ve her gün bir sıcak yemek bu ücretin içindedir. İlave yemekler ve kişisel harcamalar öğrencinin kendisi tarafından karşılanmalıdır.

Gezi bir hafta sürecek, Nuremberg’de başlayıp Münih’de sona erecektir, böylece öğrenciler Münih’den uçaklarına binebileceklerdir. Ziyaret edilecek yerler Weimar, Berlin, Potsdam, Munich and Berchtesgaden National Park şehirlerini kapsamaktadır.

Gezi süresince çok çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecektir. Örneğin; rehberli turlar, tekne turu, Alp Dağları, sokak sanatı atölye çalışması ve gezisi, kale gezisi, tuz madeni gezisi, müzeler, kafeler vs. Alman kültürünün tarihi ve siyasi yönleri de Meclis, Berlin Duvarı ve bir toplama kampı gezileriyle işlenecektir.

Başvuruda bulunmak için: Lütfen aşağıdaki başvuru formunu doldurarak bilgi@yfu-turkey.org adresine iletiniz.

Son başvuru tarihi: 09 Mayıs 2016

 

 

Leave a Comment
Article

Merhaba Deutschland Programı gönüllü evsahibi aileler arıyor

Merhaba Deutschland – Hallo Türkiye kısa süreli değişim programı kapsamında bir hafta süreyle Almanya’dan gelecek olan bir lise öğrencisine Gönüllü Evsahibi Aile olarak, 2015 yazında hem öğrencimize hem de ailenize kültürlerarası bir deneyim yaşatabilirsiniz.

YFU – Youth For Understanding Türkiye, kar amacı gütmeyen uluslararası bir öğrenci değişim kuruluşu. 1951 yılında kurulan YFU, 60 ülkede bulunan üye kuruluşları aracılığıyla çalışmalarını dünya çapında yürütüyor. YFU’nun misyonu, değişen ve birbirine bağımlı dünyada gençleri sorumluluklarına ve var olan fırsatlara hazırlamak. YFU aracılığıyla her yıl 15-18 yaşları arasında  binlerce öğrenci farklı bir ülkede eğitimine devam etmekte ve bu süre boyunca da gönüllü evsahibi aileler tarafından misafir edilmekte.

YFU Türkiye, YFU Almanya ve Goethe Enstitüsü’nün birlikte yürüttüğü ve Mercator Vakfı tarafından desteklenen Merhaba Deutschland – Hallo Türkiye programı, Alman ve Türk gençlerine yönelik bir değişim programı. Program kapsamında Almanya’dan gelecek 30 lise öğrencisi Temmuz ve Ağustos aylarında üç haftalık program süresince Türkiye’yi bizzat tanıma şansına  sahip olacaklar.

Gençlik kampı ve Türk aile yaşamını tanıma

Programın bir bölümünde öğrenciler Goethe Enstitüsü’nün düzenlemiş olduğu gençlik kampına katılacaklar, ikinci bölümünde ise Türk kültürü ve aile yapısını daha yakından tanıyabilmek üzere bir hafta boyunca gönüllü evsahibi ailelerin yanında kalacaklar. Öğrenciler 2015 yazında, İzmir’de düzenlenen kamplara katılacaklar.

Gönüllü evsahibi aileler…

Evsahibi aileler, öğrencileri karşılık beklemeden, kültürel değişimi desteklemek amacıyla misafir eden gönüllü ailelerdir. Öğrencilerin, evsahibi ailelerin yanında misafir edilmeleri, öğrenci değişimi programları konusunda son derece tecrübeli olan YFU Türkiye tarafından organize ediliyor. YFU, öğrencilerini İzmir’deki gönüllü evsahibi ailelere yerleştirecek. Program ise 2 – 8 Ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Eğer siz de İzmir’de yaşıyorsanız ve Almanya’dan gelecek olan yabancı değişim öğrencilerimize evinizi açmak isterseniz, evsahibi aile linkinden başvurunuzu yapabilirsiniz. Başvuru formunu doldururken, Ne kadar süreyle bir öğrencinin evsahibi ailesi olmak istiyorsunuz? sorusunda lütfen, MERHABA Programı seçeneğini işaretleyiniz.

Sorularınız ve detaylı bilgi için tugce@yfu-turkey.org adresine e-posta gönderebilir ya da 0-312-2122481 numaralı telefondan YFU Türkiye ofisi ile iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Comment
Article

Evsahibi ailemle güçlenen bağlarım

YFU ile değişim öğrencisi olarak tanışıp, sonrasında YFU gönüllüsü olan Soner, dört yıl önce evlerinde yaşamaya başladığı evsahibi ailesiyle ilişkisini, güçlenen bağlarını anlatıyor…

Değişim öğrencisi olmaya karar verdiğimde 17 yaşındaydım, şimdi ise 21 olmak üzereyim. Şu anda aday öğrencilerin ve ailelerin aklında olduğu gibi ben ve ailemin de ben gitmeden önce aklında cevaplanması güç sandığımız birçok soru vardı, bunların en büyüğü de aileydi. Onlara uyabilir miydim? İyi anlaşabilir miydik? Ve en önemlisi, beni severler miydi? Çok geçmeden aslında bu kaygılarımızın hepsinin yersiz olduğunu öğrendim. Onlara geldiğim günden bu yana dört yıl geçti ve biz hala ufak bir bütünün daha çok uzun yıllar bölünmeyecek bir parçasıyız. Ailem seçilene kadar çok beklemiştim ama şu anda neden bu kadar beklediğimi anlıyorum. Gönüllülük yaptıkça fark ettim ki YFU tarafından bir aileye yerleştirilmek bazen uzun bazen kısa bir süreçtir bunun nedeni ise mükemmel eşleşmeyi bulmak sanırım. Titizlikle seçilen ailelere aynı titizlikle seçilen öğrencileri yerleştirmek bir hayli zor ve sonuçlarsa benim durumumda olduğu gibi bir hayli güzel.

Size biraz ev sahibi ailemden ve onlarla geçirdiğim senemden bahsetmek istiyorum. İlk defa 2011 senesinde tanıştık. Beni büyük bir mutlulukla karşıladılar, sanki uzun zaman sonra eve geri dönen çocukları gibiydim. Yavaş yavaş birbirimizi tanımaya ve alışmaya başladık. Arada ufak problemler olmuyor değildi ki bunlar bile konuşulduğunda çabucak çözülüyordu ve biz hiç olmamış gibi devam ediyorduk yaşamaya. Bu problemler aslında bana iletişim kurmanın günlük hayatımdaki etkisini de öğretmiş oldu dolaylı yoldan. Beni gittikleri her yere beraber götürüp, yaşadıkları birçok şeyin parçası olmama izin verdiler. Beraber sayısız hatırlarla, anılarla ve kazanımlarla dolu, tadı hala damağımda kalan ve uzun gibi görünse de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir yıl geçirdik.

Aslında kolay gibi görünse de elveda deyip evine geri dönmek benim için çok zor olmuştu. Ben yokken sayısız şey değişmişti, hem benim içinde hem de yeni döndüğüm evimde. Takvimdeki sayılar değişmiş, sene 2012 olmuştu. Artık farklı yerleri özlemeye başlamıştım. Almanya’daki yaşantım, ailem, arkadaşlarım ve daha bir sürü şeyi sık sık Almanya’da Türkiye’yi canlandırdığım gibi canlandırıyor ve oradakilerle iletişim kuruyordum. Çok geçmeden evsahibi ailem Türkiye’ye beni ziyarete geldi. Onlara yaşadığım şehir olan İstanbul’u göstermek sanki boynumun borcuydu. Öyle ki, bir hafta boyunca benim bile daha önce gitmediğim yerlere gidip görmediğim şeyleri gene onlarla keşfetme fırsatı yakalamıştım. Ne yazık ki bir hafta sonra onlar da gitti ve biz gene birbirimize elveda değil ilk defasında olduğu gibi, sonra görüşürüz demiştik böylece birbirimizi tekrar görmeyi garanti altına almış oluyorduk.

2013’de üniversite sınavına girdikten sonraki yaz tatilimde bu sefer sıranın bende olduğunu anlayıp tekrar ziyaretlerine Almanya’ya gittiğimde neredeyse hiçbir şey değişmemişti, sanki hayatıma tatilden sonra devam ediyor gibiydim. Evimde aynı odada kalıp, aynı arkadaşlarımla dışarı çıkmış ve ailemle bıraktığım yerden devam etmiştim. Sınav sonucum açıklandığında beraber sevinmiş, beraber kutlamıştık ama ben İstanbul’a dönerken ise gene beraber üzülmüş ve sonra görüşürüz demiştik.

Arada sık sık görüşüp konuşsak da birbirimizi tekrar özlemiştik. Bir yıl daha geçmiş, 2014 olmuştu sene. Ben kısa bir süreliğine gene evime gitmiştim fakat bu onlara yetmemişti ki beni o yıl çıktıkları Sırbistan tatiline davet etmişlerdi. Böylece onlarla tekrar bir şeyleri beraber keşfedip tadını çıkarma fırsatı bulmuştum. Sırbistan, evsahibi kız kardeşimin önceki sene değişim yılı yaptığı yerdi, kendi evsahibi ailesini ziyaret edebilmesi için seçilmişti. Böylece o da ikinci ailesini tekrar görebilme şansı bulmuştu. Fotoğrafta görünen ise üç farklı milletin insanından oluşan tek bir aile.

Ben Türkiye’ye döndüm döneli dört yıl oldu ve son zamanlarda takvimdeki o büyük rakam bir kez daha değişip 2015 oldu. Öyle sanıyorum ki o büyük rakam büyüdükçe ev sahibi ailem ve benim aramdaki bağ da büyüyüp güçleniyor.

Leave a Comment